|
![]()
![]()
BUGÜN:
TARiHTE BARTiN
Bartın; Karadeniz bölgesinin,Batı bölümünde, denizden 10km. içerde kurulmuş,
tarihi, turistik değerleri, ormanları ve doğal güzellikleri yönünden
Türkiye'nin çok önemli ve gelişmekte olan illerinden biridir. Zonguldak,
Karabük ve Kastamonu illeriyle komşudur.
Bartın, 7 Eylül 1991 tarihinde Türkiye'nin 74. İl'i oldu. Amasra, Kurucaşile
ve Ulus ilçeleriyle birlikte, 2140 km² lik yüzölçümüne sahip olan Bartın ,
Türkiye'nin küçük illerinden biridir.
Bartın, Batı Karadeniz' de doğal güzelliği, plajları, tarihi yapıları,
mağaralarıyla ilgi çeken bir ildir. İnkumu, Amasra, Çakraz, Kızılkum, Mogada,
Güzelcehisar ve Bozköy sadece yörenin değil, Batı Karadeniz bölgesinin önemli
plajlarıdır.
Bartın' ın ortasından akan Bartın ırmağı, durgun akması nedeniyle taşımacılık
için elverişlidir. Irmak boyunca yürüme yerleri, tarihi yalılar ve
alabildiğine doğal güzellikler görülmeğe değerdir.
Ortalama yüksekliğin 2500 metre olduğu Bartın'da, sahilden iç kısma doğru
göreceli yükseltilerden, Küre dağları en önemlisidir. Bartın'a ismini veren
Bartın nehri (Parthenious) 14 kilometre uzunluktadır. Uluyayla, Ardıç,
Kalkanlı ve Zoni (Arıt) ilin önemli yaylalarıdır.
Bartın'ın yüzde 46'sını ormanlar oluşturur. Bartın'da yazları sıcak, kışları
serin geçen ılıman deniz iklimi (Karadeniz) hüküm sürmektedir
BARTIN TARİHİ
Bartın Adının Kaynağı
“PARTHENİA”dan Bartın’a dönüşen adın kaynağı “PARTHENİOS”dur.Bartın Irmağının
antik çağdaki adı olan Parthenios;Yunan mitolojisinde,Tanrıların Babası
OKENAUS’un çocukları olan yüzlerce tanrıdan birisi ve “Sular Tanrısı “
dır.”Sular İlahı veya Muhteşem Akan Su “anlamlarına gelir.Bir başka anlamı da
Genç Kızlar için Koro Türküleri “...”Genç Bakire” ise, Tanrıça Athena’nın bir
sıfatı...
Antik çağda Parthenios adı verilen Bartın Irmağının kenarında kurulan Bartın
Kentinin PARTHENİA adıyla anıldığı ve zamanla Bartın’a dönüştüğü yazılı
kaynaklardan anlaşılmaktadır.
Eski Çağlarda Bartın
Bartın’ın ilk sahiplerinin,M.Ö.14.yy.da Gaskalar ve M.Ö.13.yy’da Hititler
olduğu kabul edilmekte,daha sonra Bolu Havalisine yerleşen Bitinyalılar ile
Kastamonu Havalisinde hüküm süren Paflagonyalıların, sınırlarını Parthenios’a
kadar Genişlettikleri böylece Bartın Topraklarının bu iki egemenliğin
sınırları içinde yeraldığı bilinmektedir.
M.Ö.12.yy.sonlarında Bithynie Bölgesindeki Bartın Friglerin, Paplagonie
Bölgesindeki Amasra Fenikelilerin eline geçmiş, Fenikeliler; Amasra (Sesamos),
Ereğli (Heraklia), Sinop(Sinope) ve Tekkeönü’nde (Kromna) ilk Sayda
Kolonilerini oluşturmuşlardır.
M.Ö. 9.yy.da Akdeniz’deki güç dengelerinin bozulmasıyla Fenikeliler ve
ortakları Karyalılar Amasra ve Kromna’yı terkettiler.
Bartın ve çevresi,M.Ö.7.yy.sonlarında Kimmerlerin, M.Ö.6.yy.da Lidyalıların,M.Ö.547
yılında da Perslerin hakimiyetine girdi. 216 yıllık Pers döneminde Karadeniz
Kolonileri Perslon dostluğu sayesinde uzun süre bu statülerini korudular.
M.Ö. 334 yılında,Makedonya Kralı İskender,Perslerin hakimiyetine son vererek
bölgenin sahibi oldu.Bartın ve Ulus'’n yönetimini General Eumenes'’,Amasra ve
Tekkeönü’nün yönetimini de Fridya Satrabına bıraktı.Ancak, Amasra yönetimi M.Ö.302-286
yılları arasında el değiştirerek Kraliçe Amastris tarafından yönetilmeye
başlandı.M.Ö. 12. yy’dan beri Sesamos adıyla anılan kent 16 yıllık Kraliçe
Amastris Döneminden sonra kraliçenin adını aldı.Bu dönemde; Kromna (Tekkeönü),
Tios (Filyos-Hisarönü) ve Kyteros (Gideros) sitelerinden oluşan Symoikismos
Siteler Birliğine Başkent oldu.
M.Ö.286 yılında Kraliçe Amastris,oğulları tarafından bindiği gemi batırılmak
suretiyle öldürülünce kent yeniden Eumenes’ce yönetilmeye başlandı.
Amasra ve Bartın çevresi yöredeki savaşlar sonrasında M.Ö.279 yılında Pontus
Krallığının egemenliğine girdi.
Bizans Döneminde Bartın
M.Ö. 70 yılında Anadolu’ya giren Romalılar Pontus Krallığının Egemenliğine son
vererek yöreye sahip oldular.Roma döneminde Bitinya ve Pontusun Paflagonyadaki
bölümü Bitinya-Pontus eyaleti olarak Satraplıkla yönetilmeye başladı.Amasra bu
eyaletin Pontus bölümü başkenti oldu.M.S.395 yılına kadar Roma
İmparatorluğu’nun, Roma-Bizans bölünmesi üzerine de Bizansın payına düşen
Bartın ve çevresi uzun yıllar Bizans’ın hakimiyetinde kaldı.
Ortaçağda Bartın
Bartın ve çevresi M.Ö. 390 yıllarında Hazar hükümdarı Sahip Han komutasındaki
Peçenek ve Kumanların, M.S. 798 yıllarında Abdülmelik komutasındaki Müslüman
Arapların, 800 yıllarında Selçukluların ve 865 yıllarında da Rusların yoğun
akınlarına hedef oldu.
Türklerin yöreye ilgisi 1084 yıllarında başladı.Kutalmışoğlu Süleyman Bey’in
Komutanlarından Emir Karatigin 1084 yılında Sinop, Çankırı,Kastamonu ve
Zonguldak’ı alarak yörede Bartın, Ulus, Eflani, Safranbolu ve Devrek’i de
kapsayan bir Türk Emirliği kurdu.Ancak, 1086 yılında Süleyman Bey’in ölümü ve
1096 yılında başlayan 1.Haçlı Seferleri, Kuzeybatı Anadolu’ya yerleşen Türkler
açısından ciddi sıkıntılar yarattı.Haçlı müttefiklerle Bizans arasında yapılan
anlaşma sonrasında başta Amasra, Sinop ve Ereğli olmak üzere İstanbul’dan
Samsun’a kadar tüm Karadeniz sahili yeniden Bizans’ın hakimiyetine girdi.
Bartın ve çevresi ise Bizans’tan sonra 11.YY sonlarında Anadolu
Selçuklularının eline geçti.200 yıllık Selçuklu döneminden sonra 1326’da
Kastamonu yöresine hakim olan Candaroğulları Beyliği ve 1392’den itibaren de
Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde yer aldı.
Osmanlı Döneminde Bartın
1402 yılında yapılan Ankara savaşı sonunda bir ara İsfendiyaroğlu Beyliği’nin
eline geçen kent 1461 yılında tekrar Osmanlı Devleti egemenliğine girmiştir.
1460 yılına gelindiğinde, Bartın ve Çevresi; Osmanlı İmparatorluğu sınırları
içinde, Amasra ise Ceneviz Kolonisi idi.Anadolu’da Türk birliğini sağlamak
Cenevizlilerin elinde bulunan Karadeniz ticaretini ve denizyolunu ülkesine
kazandırmak amacıyla Kuzey Anadolu Seferine hazırlanan Fatih Sultan Mehmet
Han, ilk hedef olarak Amasra, Kastamonu ve Sinop’ seçti.
1460 yılında, Fatih Sultan Mehmet Üsküdar’dan avlanmak bahanesiyle yola
çıkarken, Mehmet Paşa Komutasındaki Osmanlı Donanması da denizden hareket
etti.Fatih Bolu’ya geldiğinde Kastamonu ve Sinop yörelerine hakim olan ve
Candaroğulları Beyliği’nin devamı sayılan İsfendiyaroğulları’nın Beyi İsmail
Bey, padişaha kıymetli eşyalar göndererek bağlılığını bildirdi.Yoluna devam
eden Fatih Ekim ayında Bartın’a gelip ordugahını bugünkü Orduyeri’ne
kurdu.Donanmayla haberleşme sağlayan haberciler, Donanmanın Amasra açıklarında
göründüğünü bildirdiklerinde , Amasra üzerine yürüyen Fatih, Ceneviz
Senyoru’ndan kan dökülmemeden Amasra’yı teslim aldı.
Bartın,Osmanlı döneminin 1460-1692 yılları arasında Anadolu Beylerbeyliği’ne
bağlı Bolu Sancağı sınırları içinde yer aldı.Bolu Sancağının kaldırılmasıyla
1692-1811 yılları arasında Voyvodalıkla yönetilen Bartın, 1811 yılında da
Kastamonu Vilayetine bağlı olarak yeniden kurulan Bolu Sancağına bağlandı.
Bu dönemde ticari potansiyeliyle bölgenin Pazar yeri olan ve Oniki Divan adını
alan Bartın, 1867 yılında ilçe oldu. 1867 yılında da Belediye Teşkilatı
kuruldu.
Cumhuriyet Döneminde Bartın
1920 yılında Zonguldak Mutasarrıflığına bağlanan Bartın’ın 1924 yılında
Zonguldak’ın il olmasıyla birlikte bu ilin ilçesi haline gelmiştir.07 Eylül
1991 tarihinde de 28.08.1991 tarih ve 3760 sayılı yasayla il statüsüne
kavuşmuştur.
Bartın iline bağlı ilçelerden Osmanlı döneminde ilçe iken Cumhuriyetle
birlikte bucak statüsüne düşürülen Amasra; 1987 yılında yeniden, Ulus;1944
yılında, Kurucaşile; 1957 yılında ilçe olmuştur.
Bartın’ın halen Merkez, Amasra, Ulus ve Kurucaşile olmak üzere 4 ilçesi, Arıt
Kozcağız, Kumluca ve Abdipaşa beldeleriyle birlikte 266 köyü vardır.
Coğrafi konumu
Batı Karadeniz Bölgesinin, 410 53' kuzey enlemi ile 320 45' doğu boylamı
arasında yer alır. Kuzeyini 59 km'lik sahil şeridiyle Karadeniz çevrelerken,
doğuda Kastamonu, doğu ve güneyde Karabük, batıda ise Zonguldak illeriyle
komşudur. Yüzölçümü 2143 km2’dir. İl merkezinin rakımı 25 m'dir.
Dağları
Bartın; Doğu, Batı ve Kuzeyden yüksekliği 2000 m'yi geçmeyen dağlarla
çevrilidir. Dağlar, yüksek olmamakla birlikte oldukça dik, sahillere doğru
sarp ve kayalıktır. En yüksek nokta
Keçikıran Tepesi'dir (1619 m). En önemli
dağları; Aladağ,
Kocadağ,
Karadağ,
Kayaardı,
Karasu
ve Arıt
dağlarıdır. Kent merkezini Batıdan Aladağ, Kuzeyden Karasu dağları ve Doğudan
Arıt dağları kuşatmaktadır.
Ovaları ve Konumları
Bartın Irmağı ve kolları tarafından derin bir biçimde parçalanan arazi çok
engebeli bir görünümdedir. Irmağın genişlediği alanlarda ve dağların oldukça
dik yamaçları arasında dar ve derin vadiler yer alır. Kent merkezlerine
inildikçe düz ovalar artmaktadır.
Ulus ilçesinde Uluyayla, Arıt beldesinde Zoni ve Kumluca beldesinde Ardıç
(Gezen) ve Kokurdan yaylaları muhteşem doğa güzellikleriyle dağ ve yayla
turizmi açısından önem arzeder.
Akarsuları
Bartın’ın en önemli akarsuyu, MÖ'ki yıllarda Parthenios adı ile anılan ve
kente adını veren Bartın ırmağıdır. Bartın ırmağının iki ana kolunu oluşturan
Kocaçay ve Kocanazçayı, Bartın merkezinde Gazhane Burnu’nda birleşip 14 km yol
kat ederek Boğaz mevkisinde Karadeniz’e ulaşır.
Kocanazçayı; güneyden doğup Kozcağız’dan kuzeye doğru akarken, 107 km
uzunluğundaki Kocaçay; Kastamonu’dan gelip Ulus’tan geçen Göksu ve Eldeş
Çayları (Ulus Çayı) ile bunlara katılan derelerden oluşur. Arıt ve Mevren
Derelerinden oluşan Kozlu Çayı ile birleşen Kışla Deresi, Akpınar ve Karaçay
Dereleri Kocaçay’ı besleyen akarsulardır. Diğer önemli akarsuları; Kapısuyu ve
Tekkeönü Dereleri ile Ulus - Uluyayla ’yı sulayan Ovaçayı ve İnönü
Dereleridir.
Bartın Irmağı; üzerinde 500 tonluk gemilerle Karadeniz’den kente kadar ulaşım
yapılabilen en düzenli akarsudur. Akış hızı saatte 720 m. olup, denize her yıl
1.000.000.000 m3 su akıtmaktadır.
İlçeleri ve Merkeze uzaklıkları
Amasra:
17 km
Kurucaşile:
62 km
Ulus:
35 km
İklim ve bitki örtüsü
İklim
Bartın’da yazları sıcak, kışları serin geçen Ilıman Deniz İklimi (Karadeniz
İklimi) hüküm sürmektedir. Denize yakınlığı ve pek yüksek olmayan dağ
sıralarının kıyıya paralel oluşu, genellikle kıyı şeridi üzerinde sıcaklık
farklarının azalmasına, nemin artmasına ve balkanlardan gelen hava
kütlelerinin etkisine neden olmaktadır.
2008 yılı yağış miktarı 1024,9 mm’dir. Uzun yıllar ortalama yağış miktarını
15,1 mm geçmiştir. Bartın’da 2008 yılı olarak en sıcak ay; ortalama 23,6
derece sıcaklık ile Ağustos, en soğuk ay; ortalama 1,5 derece sıcaklık ile
Ocak’tır. En yüksek sıcaklık 35,9 derece ile Temmuz ayında, en düşük sıcaklık
ise -9,2 derece ile Şubat ayında gerçekleşmiştir. Yağışlı gün sayısı yıllık
129 gün, ortalama yıllık bağıl nem 74 olarak ölçülmüştür.
İlde Ölçülen Bazı Meteorolojik veriler
Ölçülen en yüksek sıcaklık
42,8 C°
Ölçülen en düşük sıcaklık
-18,6 C°
Bitki örtüsü (florası)
Bartın’daki ormanlık alanlar, bitki ve ağaç türü zenginlikleri ile yaban
hayvanları yönünden Türkiye'nin en ilginç ve en zengin ormanlık
alanlarındandır.
Bu itibarla; Kastamonu ve Bartın il sınırları içinde bulunan Küre Dağlarının
batı kesimi, Bakanlar Kurulu kararı ile Kastamonu-Bartın-Küre Dağları Milli
Parkı olarak kabul edilmiştir. Bu olgu bölgede başta dağ turizmi olmak üzere
yeni bir turizm potansiyelinin doğmasına olanak sağlamıştır. Ormanların
geçmişten gelen zenginliğini korumak ve geleceğe daha zengin orman kaynakları
bırakabilmek için yoğun bir çalışma yapılmaktadır. Bu çalışmalar genellikle
Bartın ve yöresinin yeşilliğini korumayı amaçlamaktadır.
Bartın’ın bitki örtüsünde geniş yer tutan ormanlar genellikle yayvan ve iğne
yapraklı ağaçlardan oluşur. Sahil boyunca 600 m yüksekliğe kadar olan alanın
karakteristik ağaçları; Meşe, Kayın ve Gürgen’dir. Sahilden içeride ve 1500
m'den yüksek kesimlerde; Kayın, Kestane, Köknar ve Çam türleri, sahil
şeridinde de Ceviz, Kestane ve Fındık plantasyonları yaygındır. (Son yıllarda
mandalina-portakal-kivi yetiştiriciliği de bu plantasyon içinde yerini almaya
başlamıştır. Toprak karakteri ve iklimi bağ-bahçe tarımına uygun olan yörenin
ürün deseni arasında; tarla ürünleri ile sebze ve meyve türlerinin hemen hemen
tümü sayılabilirler.
Ayrıca; son yıllarda adına festival düzenlenen kaliteli çilek yetiştiriciliği
dikkat çekmektedir.
Yaban hayatı (faunası)
Bartın'ın Faunasını; çift yaşamlılar, sürüngenler, memeliler ve kuşlar
oluşturur.
Çift yaşamlılardan: kurbağa çeşitleri ve şeritli semender
Sürüngenlerden: keler, kertenkele, yılan ve kaplumbağa
Memelilerden: kurt, çakal, gelincik, porsuk, tilki, ağaç sansarı, sincap,
kirpi, köstebek, yediuyur, fare çeşitleri, boz ayı, yabani domuz, tavşan,
karaca ve yarasa türlerini sayabiliriz.
Kuş çeşitleri: arasında ise leylekler, atmacalar, doğanlar, baykuşlar, şahin,
alakarga, saksağan, üveyik, gugukkuşu, kukumav, puhu, saka, serçe, çam,
ağaçkakan, bıldırcın, kınalıkeklik, sülün, çulluk, karatavuk yer alır.
Şive
Bartın ilinde kullanılan Türk şivesinin Batı Anadolu ağızları içindeki konumu
Prof. Dr. Leyla Karahan'ın Anadolu Ağızlarının Sınıflandırılması (Türk Dil
Kurumu yayınları: 630, Ankara 1996) adlı çalışmasına göre, iki ayrı grupta yer
alır: